Halk arasında hayvanlarda “DALAK” , insanlarda “KARAÇIBAN ve KASAP ÇIBANI” olarak da bilinen Şarbon esas olarak otçul hayvanların bir hastalığı olup, Bacillus anthracis bakterisi tarafından oluşturulur. İnfekte hayvanlardan...
Şarbon
Halk arasında hayvanlarda “DALAK” , insanlarda “KARAÇIBAN ve KASAP ÇIBANI” olarak da bilinen Şarbon esas olarak otçul hayvanların bir hastalığı olup, Bacillus anthracis bakterisi tarafından oluşturulur. İnfekte hayvanlardan direkt veya indirekt yollarla insanlara bulaşabilen zoonotik bir infeksiyondur.
Hastalık bütün memeli hayvanlarda görülebilir. Çiftlik hayvanlarından en çok koyun, keçi ve sığırlarda ölüm oluşturur. Yurdumuzun her bölgesinde ve her mevsimde ortaya çıkar. Genç hayvanlar, ergin ve yaşlılardan daha duyarlıdırlar. Açlık, yorgunluk, yolculuk, kötü bakım, iç ve dış parazitler, fazla sıcak ve soğuk hava, iyi beslenememe gibi stres faktörleri hastalığın çıkış ve yayılışına büyük ölçüde yardımcı olurlar.
Etken Bacillus anthracis aerob, Gram pozitif, basil şekilli, hareketsiz bir bakteridir. Etken olumsuz çevre koşulları ile karşılaştığında basil şeklini değiştirmeyen merkezi yerleşim gösteren spor formuna dönüşür. Sporlar dış ortamlara, kuruluğa, soğuğa, ultraviyole ışınlarına, yüksek ve düşük pH derecelerine ve kimyasal dezanfektanlara oldukça dayanıklıdır. 140 derecede 30 dakikada, 180 derecede 2 dakikada inaktive olurlar. Basiller, infekte kan ve dokulardan yapılan preparatlarda Giemsa boyamada basil mor, kapsülü pembe renkte görülür..
Bulaşık merada otlayan hayvanlar veya buradan elde edilen bulaşık yemleri tüketen hayvanlar hastalığa yakalanır. Hastalık her mevsimde görülürse de en çok mera döneminde ortaya çıkar. Özellikle otlar kurumaya başladığı zaman dikenlerin ağızda açtığı yaralardan mikroplar kolayca vücuda girer. Ahırdaki hayvanlar bulaşık yem ve otlarla mikrobu alırlar, solunum ve deri yolu ile de hastalık bulaşabilir. Aşırı kullanılmış meralar, bataklık ve engebeli arazi, açlık, yorgunluk, uzun süreli ve kötü koşullarda hayvan nakli, hayvanların direncini kırdığı için hastalık daha çok görülür. Mevsimlerdeki değişiklikler mesela aşırı yağış veya aşırı kuraklık olduğu zaman hastalık artabilir. Sıcak ve rutubetli bölgelerde diğer yerlerden fazla hastalık görülür.
Hayvanlarda da diğer memelilerde olduğu gibi bulaşma başlıca 3 yolla olmaktadır;
Sindirim sistemi ile: Bulaşık ot, su, yem gibi gıdaların ağız yolu ile alınması ile olur. Solunum yolu ile: Hayvanlarda nadir görülen bu bulaşma şekli insanlarda sporların, hayvan postu, kıllar, yün ve yapağı ile gerçekleşir.
Deri yolu ile: Deride oluşan çeşitli portantrelerden (ısırma, kırpma, sıyrık, çizik v.s.) etkenin girmesiyle olur.
Hastalığın inkübasyon süresi, hayvanın türüne, direncine, vücuda giren etkenin miktarına, virülansına ve etkenin giriş yoluna göre değişmek üzere 1-14 gün arasındadır. Hastalık koyun ve keçilerde perakut ve akut bir seyir izleyerek 2-4 gün içinde ölümle son bulur. En fazla titreme, sendeleme, solunum güçlüğü, kan işeme ve doğal deliklerden kan gelmesi (ölümden önce veya sonra), boğaz altında ve vücudun diğer yerlerinde ödemler, nekrozlar, deride pustüller gibi klinik bulgular görülür. Sığırlarda tablo daha az belirgin olmakla birlikte koyun ve keçilere benzer.
 
Et Muayenesi ve Nekropside Şarbon
Eğer Şarbon klinik belirtileri tipik veya en azından bu hastalık yönünden ciddi şüpheler var  ise kesinlikle sporlanmadan kaynaklı ciddi bulaşmaları önlemek için nekropsi yapılması yasaktır.
Eğer hayvan kesilmiş ise (mezbahada yada klinik belirti göstermeyen hayvanların nekropsisinde) çabuk bir kokuşmanın meydana geldiği gözlenir. Doğal deliklerde pıhtılaşmayan kan gözlenir. Dalak şişmiş ve kapsüla gergindir. Dalağın büyüklüğü 4-5 katına ulaşabilir. Dalak kesitlerinde yoğun bir kan akışı gözlenir. Aynı zamanda damarlarda bulunan kan hava ile temas ettiği an koyulaşır ve pıhtılaşmaz. Böbrek ve karaciğerde şişme gözlenir. İnce bağırsaklar parlak kırmızı renkte ve üzerinde hemorajik odaklar gözlenir. Vücut boşluklarında kanlı eksudat, kadavrada septisemik bir görüntü dikkat çeker.
Mezbahada şarbonun Veteriner Hekim tarafından tespit edilmesi halinde diğer personel hemen bilgilendirilmeli ve koruyucu tedbirler alınmalıdır. Şarbon gözlenen karkaslar, iç organları ve diğer organları insan tüketimine sunulmadan total imha edilmelidir.
Kesim hattında bulunan bir önceki ve bir sonraki karkaslarda bulaşma riski göz önüne alınarak total imha edilmelidir.
Hastalık tazminatlı bir hastalık değildir ve hastalıkla ilgili bütün teşhis masrafları ile tedbirlerin alınması sırasında oluşacak masraflar yetiştiriciye aittir. Hastalık durumunda ŞARBON HASTALIĞINA KARŞI KORUNMA VE MÜCADELE YÖNETMELİĞİ (Resmi Gazete Tarihi: 23.12.2011 Resmi Gazete Sayısı: 28151) hükümlerine göre hareket edilir.
Korunma Yöntemleri
1-Şarbondan ölmüş hayvanlar en az 2 metre derinlikte (Derin olmayan çukurlarda solucan ve böceklerin sporları yüzeye çıkarma olasılıkları vardır) bir çukura üzerine sönmemiş kireç dökülerek gömülür. Eğer mümkün ise yakma fırınlarında da imha edilebilir.
2-Hastalığın çıktığı durumlarda bölgedeki meralar hayvancılık açısından kapatılmalıdır.
3-Hastalık çıkan sürülerde hastalık belirtileri gösterenler ile göstermeyenler ayrılır. Veteriner hekim tarafından hayvanlardan numune (Kan frotisi ya da pamuğa emdirilmiş kan) alınarak en yakın enstitüye gönderilmesi gerekmektedir. Hastalık belirtisi gösteren hayvanlar gömülerek imha edilirler. Hastalık çıkmayanlar en kısa sürede aşılanmalıdır. Hastalığın ortaya çıktığı yerde hayvanlar en az beş yıl süreyle aşılanmalıdır. Koruyucu aşılama genel olarak ilkbaharda yapılır. (Bağışıklık 10-14 günde oluşmakta ve bağışıklık 6-12 ay sürmektedir)
4-Hastalık çıkan sürülerde tüm ahır, ahır ekipmanları, veteriner hekim ekipmanları ve nakil araçları vb. yoğun bir şekilde  dezenfekte edilmelidir.
5-Hastalık çıkan sürülerde bulaşma ihtimali olan tüm yemler imha edilmelidir.
6-Mezbaha ve nekropsi durumlarında gereken tedbirler diğer bölümde yazılmıştır.
 
İnsanlarda Şarbon
Etkenin vücuda giriş yerine göre deri, barsak ve solunum sistemi şarbonu
Deri Şarbonunda şarbon mikrobu bulaşan kişi bunu anında anlayamaz. Hastalık 6-7 gün sonra deride kabarcık oluşturarak ilk gözle görülür belirtisini ortaya çıkarır. Sinek ısırığına benzer bu kabarıklık tedavi edilmez ise, baloncuk halini alarak daha da ilerlemeye başlayıp kara lekeler oluşturur. Bu belirtilere rağmen tedavi edilmeyen şarbon hastalığı duruma göre ölüm ile sonuçlanabilir.
Bağırsak şarbonu, bağırsak bölgelerindeki organları etkileyerek bulantı kusma ile kendini gösterir, ilerledikçe kan zehirlenmesi, kanlı kusma, kanlı idrarla devam eder. Bağırsak şarbonunda hastaların %50 gibi yüksek bir oranı kaybedilir.
Akciğer şarbonu en tehlikeli ve ölümle sonuçlanan türüdür. Grip gibi başlar fakat çok kısa sürede tüm hastalarda ölüm ile sonuçlanır.
Korunma
1-Hasta hayvanlarla ve temasta bulundukları materyallerle  temas minumum seviyeye indirilmeli
2-Hayvan yetiştiriciliğinde çalışan kişiler (Veteriner Hekim, Veteriner Sağlık Tekniker ve Teknisyenleri, Bakıcılar, Sağımcılar vb.) uygun kıyafet, eldiven ve şüpheli durumlarda maske vb. koruyucu tedbirleri almak zorundadır.
3-Hastalıktan şüpheli hayvan kesilmemeli ve nekropsi yapılmamalıdır.
4-Hastalık şüpheli ölümlerde taşıma esnasında hayvanların doğal delikleri tendürdiyotlu pamuk ile kapatılıp bu şekilde sevki yapılmalıdır.
5-Hastalık şüpheli hayvanların hiçbir şekilde kendisi ve yan ürünleri(süt, sakatat vb.) tüketilmemelidir.
Sağaltım
En çok kullanılan tedavisi antibiyotiklerdir. Hastalığın bulaştıktan sonra ilerlemesi tedaviyi imkansız kılmaktadır. Erken teşhis her hastalıkta olduğu gibi bu durumda da çok büyük öneme sahiptir. Yapılması gereken en doğru adım bu hastalıktan korunmaktır.